Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A
Konudaki Cevap Sayısı
2
Konuyu Açan Kişi
tugrulahmetpekel
Görüntülenme Sayısı
94
Konuyu Gönder  Mesaj Önizleme 
Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A
Yazar Mesaj

tugrulahmetpekelUndisclosed
Yeni Aşık
**

 Burç: Başak
 Mesajlar: 184
 Rep Puan: 38
 Rep Ver:

 Statü: Çevrimdışı

Agresif

 

Mesaj: #1
Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A
Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18


ON SEKİZİNCİ BÖLÜM


AÇ KAPIYI DENİZ BEN GELDİM

Koltuk arkadaşım yol boyunca uyudu ben ise, düşündüm. O uyumaktan yoruldu ben düşünmekten yorulmadım. İstedim ki şu ana kadar yaptıklarımdan dolayı verilmemiş hesabım kalmasın. Ben bir kız sevdim sevmenin bedeli ise ne kadar ağır olursa olsun ödemeye çalıştım. Bu ödenen bedelin içinde terk edilmekte vardı. Buna rağmen hiç pişmanlık duymadım. İstanbul ili sınırları içersine girerken, gönül rahatlığı ve huzuru içinde gözlerimi kapattım bu benim yolculuğum boyunca uyuduğum bir saatti. Çok heyecanlı ve çaresizim. Aynı şehirde elimi uzatsam, kapısını tıklatıp // Aç kapıyı hayatım ben geldim// Ne yazık ki bana bu gün kapıyı açacak olan Veda değil.Otobüs Otogardan içeri girip kendi peronuna yanaşırken artık Selma’yı düşünmem gerektiğini biliyordum. Birbirimizi aynı anda gördük. Ona acıyorum doğrusu Allah var ya güzel kız.
Bir taksi çevirdik. Doğru evine gittik pekte uzak sayılmazmış. Penceresi görev yaptığı okulun arka bahçesine bakan beş katlı bir binanın ikinci katında oturuyordu. Kapıyı açtı içeri girdi ve // Hoş geldin Hasan Cevat// Dedi. İçeri girip kapıyı kapattım bana sarıldı, yüzünü göğsüme gömdü öylece kaldı. Çenesini parma-ğımın ucuyla kaldırıp baktım. Gözlerinde yaş yoktu ama hüzün vardı. Zorla gülümsemeye çalışarak:
... Evime hoş geldin Hasan Cevat artık burası da senin evin. Ama unutma konuşacağımız şartlar var.
Yavaşça eğildim ve yapılması gerekeni yaptım. Bu kız bunu hak etti Dudaklarından hafifçe öpüp poposuna bir şaplak attım.
Hasan Cevat:
... Galiba buraya gelmekle hata etmemişim bayağı eğlenceli geçecek günlerimiz. Bari sen konuşmadan ben söyleyeyim. Bütün şartlarını şimdiden kabul ediyorum. Hadi şimdi doğru mutfağa. Bu yorgunluğun üzerine çay iyi gider.
Selma:
Ben her şeyi hazırladım. Sadece çayı demleyeceğim. Ha salonda sehpanın üzerinde günlük gazeteleri göreceksin bulmacaları da orada. Selma mutfağa giderken, bende sırt çantamı bir köşeye bırakıp salona geçtim. Ufacık tertipli, insanın içini ısıtan bir görüntüsü var. Duvar tarafında sehpa üzerinde bir televizyon yanında telefon ve duvarda iki üç resim. Penceresi okulun bahçesine bakıyor. Öbür duvarda İhsan Efendi ile eşinin resmi ikisi de çok güzel ve yakışıklı, Selma ise yakışıklı bir delikanlı ile yan yana belli ki kocası. Arkamdan Selma’nın Sesi duyuldu.// Kemal’le benim resmim evliliğimizin ikinci yılında çektirmiştik. Allah’ım ne mutlu imişiz o zamanlar.
Hasan Cevat:
... Üzülme Selma sen bu güne kadar üzerine düşen vazifeni yapmışsın. İnan ki Kemal mezarında huzur içinde yatıyordur.
Selma:
... Sen bana bakma Hasan Cevat Ben eşime Hakkımı helal ettim. Oda bana helal etmiştir. Onu üzecek yanlış hiçbir şey yapmadım. Ya senin eşin Veda Kemal’in bana yaşatmış olduğu hayatı sana yaşatıyor mu?
Hasan Cevat:
... Doğru söze ne denir. O Veda bende onun mecnunuyum.
Selma:
... Gevezeliği bırakalım Hadi kahvaltı hazır.
Kahvaltıyı mutfakta yaptık. Yorgundum ve uyumak istiyordum. Beni yatak odasına götürdü. Soyundum ve hemen yattım. Biraz sonra Selma’da gelip yanıma girdi. Vakit kaybetmeden kolumu başının altına aldı.Sarılıp kendime çektim.İkimizde uyumuşuz. Akşam karanlığı basarken gözlerimi açtım. Hala kolumdaydı ama uyanıktı. Valla kolum çok fena uyuşmuş / Kaldır kız başını kolum uyuşmuş./ Ben ona öyle dememişim o bana başka türlü cevap verdi / Ne olurdu yani kulağıma sevgi sözcükleri fısıldayarak uyandırsaydın beni/
Hasan Cevat
... Ne olur Selma beni hiçbir şeye zorlama aramıza yalan dolan girmesin. Bir kere yalan söyledim mi arkası gelir.Senin caziben, albenin tam Bu konuda benim diyen hatunları ezer geçersin. Ama sevgi başka bir şey. Kor bir ateş gibi avucuna alırsan seni yakar kavurur erirsin yok olursun. Eğer sevgi gözle görünen bir şeyse Bana Veda olarak göründü. Sana da şunu söyleye bilirim. Benim geleceğim sensin. Kapın kilitlimi?
Selma:
... Neden sordun?
Hasan Cevat:
... Bir gelen olursa basılmayalım diye. Ben şimdi Selma adında bir kıza resmen tecavüz edeceğim. Ellerini de bağlasam mı acaba?
Selma:
... Terbiyesiz ahlaksız ne olacak insan önce tecavüz edeceğim diye izin ister.
En son ben üste idim bu sefer sen üste çık bakayım. Üzerime çıktı bana sıkı, sıkı sarıldı geceliğini beline sıyırdım ve duyarlı yerlerini okşamaya başladım. Kulağına sadece onun duyabileceği kadar fısıldadım// Sen çok tatlı ve seksi bir kızsın Selma senden çok hoşlanıyorum.// Oda benim duyabileceğim bir kadar kısık bir sesle cevap verdi // Dürüst olman gerekirse senin, benim ruhumla pek alakadar olduğun yok. Bütün istediğin bedenim. Bunu sana zaten sunuyorum. Hem biz niye kısık sesle konuşuyoruz?
Hasan Cevat:
... Daha romantik olsun diye.
Selma:
... İşin aslına bakarsan seni karşılıksızda olsa seviyorum. Ne kadar iltifat edersen et.Ben kırkını aşmış bir kadınım on sekizlik çıtırlar la aşık atamam, boş ver bu iş üzerimde giysilerle olmuyor soyunalım.
Soyunduk ve seviştik İçimden ılık, ılık akan duygular, ne sevgiydi nede her hangi bir şey. Sevmeden yaşanan mutluluklar. Dediği gibi ben onun ruhuna değil bedenine sahip oluyordum. Zaten ortada bir sevgi olsaydı yanımda yatanın adı Veda olurdu. İkimizde tatlı bir yorgunluğun altında sarmaş dolaş ezilip kaldık.
Selma:
... Kalkmayı düşünüyor musun?
Hasan Cevat:
... Bak hayatım. Benim erkek olarak bir kadından bana yapmasını istediğim en zevkli şey vücudunu olduğu gibi bana yaslamasıdır tek vücut olup öylece yat-mak. Saatlerce yatarım. Bu benim kafamda bir kadının erkeğine teslimiyetçiliğidir Tabi bu düşünce sadece benim kadınım için geçerlidir. Ama kalkmamı yinede istiyorsan kalkarım.
Kalktık. Banyomuzu yapıp mutfağa geçtik.
Selma:
... Senin tam olarak nelerden hoşlandığını bilmiyorum ama zamanla öğrenirim.
Hasan Cevat:
... Ben mütevazı bir insanım. Kahvaltıda zeytin, peynir, reçel. Poğaça asla yemeklerden mantar ve kereviz olmamalı. Buna karşılık karnabaharı hiç sevmezdim ama artık yiyorum oda bana Veda’nın mirası. Sakın ola sarımsak yiyip yatağa girme yoksa misafir odasına kaçarım. Son bir şey daha, yatağa girmeden evvel başın ağrıyorsa baştan söyle.
Selma:
... Hepsini anladım da baş ağrısı ne oluyor?
Hasan Cevat:
... Eğer başın ağrıyorsa bende ağrıdığını söylerim seks hayatımız daha uyumlu olur.
Selma:
... Yine bir şey anlamadım.
Hasan Cevat:
... Öyleyse anlatayım. Kadın kocasının isteği hilafına gece yattıkları zaman sevişmek istemezse, böyle klasik bir yalan uydurur. Kocası da bunun yalan olduğunu bilir ama yutkunarak kabul etmek zorunda kalır. Sen bunları bilmediğine göre sana bir kere daha hayran kaldım. Sen iyi bir eş ve iyi bir kadınsın.
Selma:
... Kocama evliliğim boyunca hiç hayır demedim. Sana da burada kaldığın süre içinde hayır demem mümkün değil.
Hasan Cevat:
Sen gerçekten iyi bir hayata layıksın Selma ama ara sıra benim gibi defolu kişilerde karşına çıkabilir. Dikkat et.
Yemeğimizi yedik ve salona geçtik birazda ciddi bir program yapalım.
Selma:
... Tamam ciddileşelim ne yapmamızı öneriyorsun?
Hasan Cevat:
... Önce sigorta hastanesine gidelim. Orada kontrolden geçeyim bakalım nasıl bir yol tutacağımız orada belli olur.


Selma:
... Hızlı davranmıyor musun? Bence bu hafta hiçbir şey yapma gündüzleri gezelim. Akşamları sevişelim. Doğrudan işe girişirsek hiçbir şey yapmaya fırsat bulamayız. Zira ben bir arkadaşımla konuştum. Bu konuda kendisi uzmandır. Gerekirse onun da kapısını çalarız. Bir çok testlerden geçeceksin, nefes almaya vaktin ol-mayacak. Bir de işin öbür yanı var. Kimleri göreceksin, kimleri görmeyeceksin?
Hasan Cevat:
... Haklısın Deniz’le mutlaka görüşmeliyim tabi her şey belli olup, ameliyata gerek görürlerse.
Selma:
... Veda ile görüşmeyi düşünsene?
Hasan Cevat:
Veda ile görüşmeye cesaretim yok.Onunla karşı karşıya gelmeye kalbim dayanmaz. Düşünsene, kapının zilini çalıyorsun. Kapı yavaşça açılıyor ve karşında Veda öylece kalıyorsun, bakışların karşındaki kadının yüzünde kilitleniyor. Ayakların vücudunun ağırlığına dayanamıyor ve olduğun yere çöküyorsun. Daha da kötüsü var. Yarım metre yakınında olduğu halde dokunamıyorsun. İçinden her şeye lanet okumak geliyor. Hayır Selma öl desin öleyim ama bu işkenceye dayanamam. Yalnız onu ilk gördüğüm yere gitmek isterim.
Selma:
... Seni tutan mı var git. Ya çocukların onları görmeyecek misin?
Hasan Cevat:
... Bu kararsızım. Cesaret edemiyorum. Onu
zamana bırakalım. Bak sana ne anlatacağım.
Selma:
... Al şu kağıt ve kalemi bir ara gideceğin ve gitmeyeceğin yerleri not et. Yanların gerekli telefonları da yaz ki sana ulaşmam icap ederse zorluk çekmeyeyim.
Hasan Cevat:
... Nerde kalmıştık. Ha tamam Veda ile yeni tanıştığımda, yani yeni derken iki üç ay olmuş. Henüz bir teklifte bulunmamışım, Ama hınzır kız kendisine duyduğum ilgiyi çok iyi biliyor. Bir gün yine gittim poğaça cay istedim, kızlardan biri getirdi ama şekeri içine atılmış daha evvel hiç böyle olmamıştı, ben hayırdır deyip çayımı karıştırdım, poğaçadan ısırıp çaydan bir yudum aldım. Aman allah’ım zehir tuz zehiri, fark ettirmeden bakayım dedim onlarda bana bakıyor.Hiç bozuntuya vermeden bir güzel poğaçaları yiyip çayı da içtim. Daha sonrada arkası geldi. Bu oyun sık, sık oynandı o bana içirilen tuzlu çaylar bir çok şekerli çaydan daha tatlıydı sonraları da bu konu üzerine çok düşündüm. Bu tuzlu çayı sevdiğim kişi verdiği için içmiştim.
Peki tuzlu çay yerine zehirli çay verseydi içer miydim? Bu sorunun cevabını çok sonraları sakin kafayla düşündüm içebileceğime inandım. Bu aşktan da ileri bir şeydi, aşk bir yerde bitebilir.Baskılara boyun eğebilir, tutku ise asla bitmez bitirebilir. Neyse konumuza geri dönelim. Veda’ya arkadaşlık teklif edip sevgilim olmasını isterken kendime güvenim o tuzlu çaylar sayesinde daha çok artmıştı. Ama o tuzlu çaylar bir nevi cezalandırma oyununa dönüştü. Her hangi bir şekilde kendisine yanlış bir davranışta bulunduğum za-man dayıyordu tuzlu çayı. Ne günlerdi ama, hayır haberi olmamalı. Fikrimi değiştirdim. Kızımla görüşmek istiyorum.
Selma:
... Konuşmaya daha sonra devam ederiz. Seni sinemaya götüreyim mi?
Hasan Cevat:
... Kaptan sensin. Kürekçi benim. Hadi gidelim. Dışarı çıktık koluma girdi, ve sinemaya gittik. Seyrettiğimiz film komedi idi bol, bol güldük. Daha sonra yolumuzun üzerinde işkembe çorbası yapan bir yere girdik. Eve döndüğümüzde saat gece yarısını geçmişti. Sabaha kadar kardeşçe kucak, kucağa yattık. Kahvaltıdan sonra Selma’nın isteği ile Adalar’a gittik. Bayağı değişiklik olmuş. Ertesi günüde ben Selma’yı Rumeli Kavağı’na öğle yemeği yemeye götürdüm. Günümüz çok güzel geçti, sanki hasta olan ben değildim.
Hasan Cevat:
... Telefonunu kullanabilir miyim?
Selma:
Aşk olsun, telefonla konuşmak için izin mi alman gerekir?
Hasan Cevat:
... İnşallah numarası değişmemiştir?
Kalbim hızlı, hızlı çarparken ben de numarayı çevirdim. Uzun, uzun tam umudumu kesiyordum ki karşı taraftan kızımın sesini duydum.
Lal:
... Alo buyurun kimi aramıştınız.
Hasan Cevat:
... Lal....
Lal:
..........? Ba...ba babacığım duyduğum ses senin sesin mi? Nereden arıyorsun.?
Hasan Cevat:
... İstanbul’dayım kızım.
Lal:
... Adresini ver baba hemen geleyim görüşelim.seni çok özledim baba.
Hasan Cevat:
... Bu akşam olmaz kızım sadece sesini duymak için aradım. Yarın buluşalım.

Lal:
... Nerede istersen orada buluşalım baba.
Hasan Cevat:
... Bakırköy Özgürlük meydanında buluşalım kızım. Senin için uygun mu? Lal annen nasıl kızım? Onu çok üzdüm beni görmek isteyeceğini sanmıyorum.
Lal:
... Annem ile ilgili konuyu lütfen açma baba. Karşısına da asla çıkma. Özgürlük meydanı olur baba. Lütfen gelirken yanında o şırfıntıyı getirme.
Hasan Cevat:
... Başka bir arkadaşımla geleceğim.
Lal:
... Sonra dan fikrini değiştirmeye kalkarsın,onun için tekrar ediyorum Veda denilen o kadını yanında getirme yoksa bir daha beni göremezsin.
Hasan Cevat:
... Gönlünü ferah tut kızım. Veda ile gelmeyeceğim. Yanımda olacak olan bayan bana İstanbul’daki işlerimde yardımcı oluyor.
Lal:
... Tamam baba sana inanıyorum. Beni ikna etmek için boşuna uğraşma, buluşmamız için öğleden sonra saat üç nasıl iyi mi?
Hasan Cevat:
... Oldu kızım ancak toparlanıp çıkabiliriz Hadi sağlıcakla kal.
Telefonu kapattı. Selma’nın yüzüne baka kaldım. Kızımla yıllar sonra yeniden konuştum. Sanki aradan birkaç gün geçmiş gibi idi. Selma öylece hareketsiz kalmamdan endişelenmiş ti.:
... Sakin ol Hasan Cevat,tamam konuştunuz üzme kendini.Anladığım kadarıyla kızın seni tersleyip üzmedi sevinmelisin. Otur şuraya hem terledin hem de sapsarı oldun ben sana yatıştırıcı bir hap vereyim biraz dinlen. Dur sırtına havlu koyalım. İlk işimiz sana yarın iç çamaşırı alalım.
Hasan Cevat:
... İyi olur ihtiyacım var zaten. Sen hele bir otur. O benim çok özelimdi, onun yeri benim dünyamda bambaşka. Onun üstünü değiştirdim, sütünü içirdim, altını temizledim yeri geldi gazını çıkardım. Geceleri o uyusun diye ben uyumadım. Kızım benim için hakikaten özel biri.
Selma:
... Tamam, tamam kızını çok seviyorsun. Ama senin bir de oğlun var. Unutma ona da mutlaka ayırdığın zamanlar olacaktır.
Hasan Cevat:
... Eğer Muhammet’ten bahsediyorsan o sakin görünüşlüdür ama bu görüntünün altında önlenemeyen bir öfke yatar. Beni asla affetmez. Beni görmek isteyeceğini de sanmıyorum.
Saat üç sıralarında Özgürlük meydanındaydık. Lal bizden evvel gelmiş,havuzun başında bizi bekliyordu. Önce birbirimize uzun,uzun baktık. Adeta ölçüp biçip ona göre hareket edecektik.Bebeğim beni bekletmedi, koşarak geldi birbirimize sarıldık. Buzlar kırıldı, bulutlar dağıldı ve güneş ortaya çıktı. Kızım gözümde güneş gibi ışıldıyordu. Görmeyeli daha büyümüş kocaman olgun bir hanım olmuş.
Hasan Cevat:
... Kızım bu hanım Selma kısa bir süre için İstanbul a onun yanına geldim işlerimde bana yardımcı olacak.
Lal:
... Tanıştığımıza memnun oldum Selma hanım.
Selma:
... Bende güzelim. Baban dün akşama kadar bir kızı olduğundan hiç bahsetmemişti bana, adın gibi bir cevhersin.
Lal:
... Sahilde bir çay bahçesinde oturalım.
Gördüğümüz ilk çay bahçesine girip bir masa ya oturduk. Lal’in boyu bir hayli uzamış.
Kızımla gurur duydum.
Lal:
... Anlat baba ne yapıyorsun? Nerede yaşıyorsun? En son duyduğumda Manisa taraflarındaydın. O kadın ne oldu terk ettin mi?
Hasan Cevat:
... Doğru duymuşun, Manisa yakınlarında Selma’nın babasının yaşadığı bir kasabada yaşıyorum. Veda’ya gelince beni terk edeli yaklaşık üç yıl oluyor. Anlayacağın artık yalnızım. Annen ağabeyin nasıl iyiler mi?
Lal:
....Annem çok acı çekti baba, onu yıkıp gittin. Ne olursa olsun anneme görünme. Yanına geldiğimden de haberi yok. Yoksa yeniden yıkılır. Ben daha sonra alıştıra, alıştıra seninle görüştüğümü anlatırım. İstanbul'dan ne zaman ayrılıyorsun.
Selma:
... Ayrılıp gitmesi birazda bana bağlı. Bazı işleri var onları halletmemiz lazım. İlgini çeker mi bilmem, Baban bir kitap yazdı. Hemen, hemen bitti gibi bir şey.
Lal:
... Normaldir babamdan da bu beklenir. Şaşırmadım. Konusu ne baba?
Hasan Cevat:
... Konusu biz. Sen, ben, o, herkes adının tam olarak ne olacak düşünmedik
Selma:
... Bence şu iki isimden biri olabilir. Bitmemiş bir aşkın senfonisi, veya üç kadına bir aşk.
Hasan Cevat:
... Peki şöyle olsa nasıl olur. Dilinde aşk vardı, yüreğinde ihanet.

Lal:
... Çok güzel bir isim. Peki ne zaman kitabı bastırmayı düşünüyorsun.
Hasan Cevat:
... Biraz daha zamanı var. Bir veya iki ay içinde basılır. Tabi bir aksilik olmazsa.
Selma:
... Bir akşam bize yatıya gel. Uzun,uzun konuşuruz. Sen de kitabın yazılmış bölümlerini okursun.
Lal:
... Çok sevinirim. Baba şimdi bana izin verin. Okula geç kalacağım. Biraz işim varda. Haberleşiriz.
Kızıma sarıldım. Oda bana daha sıkı sarıldı. Selma’ ya da kanı kaynamıştı. Ona da sarıldı ve yanımızdan ayrıldı. Yanımızdan kayıp gitti. Keşke oğlumu da görebilseydim.
On gün boyunca Samatya devlet hastanesine gidip geldik arka, arkaya yapılan testlerin ve çekilen röntgenlerin ardı arkası kesilmedi. Daha sonra efor testine girdim. Umduğumuzdan daha kötü geçti. Hafta sonu Lal’i çağırdık. Selma ile beraber gelmesine yakın otobüs durağına giderek karşıladık. Kızımı görünce kendimi daha iyi hissettim. Durakta kızıma yeniden sarıldım. Hep beraber eve döndük. Biz Lal’le salona ge-çerken Selma çay demlemek için mutfağa geçti.
Lal:
... Canım babam.Seni o kadar çok özlemişim ki.
Hasan Cevat:
... Ya ağabeyin. Onu hiç gördün mü?
Lal:
... Gördüm baba. Seninle görüştüğümü de söyledim. Ama seni affetmediğini söyledi.
Hasan Cevat:
... Haklı kızım. Ona kızmaya hakkım yok. Ama onu sevdiğimi ve onunla gurur duyduğumu bilmeli. İnşallah çok geç olmadan fikrini değiştirir de görüşürüz. Selma hadi masayı hazırlayalım kızım acıkmıştır.
Lal:
... Baba sen otur. Selma ablayla ben masayı hazırlarız.
Bende pencerenin yanına gidip okulun bahçesini seyretmeye başladım. İlk elimizi kötü oynamıştık. Şimdi sıra ikinci elde, Perşembe günü yağlı efor testine gireceğim.
Selma:
... Hasan Cevat şarap içer misin?
Hasan Cevat:
... Sadece bir kadeh yeterli olur.
Hepimiz birer şarap içtik. Selma mutfağa gidince Lal’de peşinden gitti.
Lal:
... Selma abla aklımı kurcalayan bir şey var onları sorup öğrenirsem daha çok rahat ederim.
Selma:
... Çekinme sor her sorunun mutlaka bir cevabı vardır.
Lal:
... Babam neden o kadının yanında değil de burada?
Selma:
... Baban Veda’dan ayrılalı birkaç yıl oluyor. Sana hak veriyorum, babanla Veda’nın ilişkisini hiçbir zaman onaylamadın bu da senin en doğal hakkın. Babanın burada, benim yanımda olmasına gelince, beni de onaylamaya bilirsin ben Hasan Cevat’ı seviyorum. Ve ben Hasan Cevat’ı tanıdığımda Manisa’nın, ilçelerinden birinin minicik kasabasında yalnız bekar bir erkekti. Eğer babanı anlamak istiyorsan, önce o kadın deme, babanın saygı duyduğu birine o şekilde hitap etmemelisin. Eh zaten bu saatten sonra anlamaya çalışmanın da bence bir anlamı yok. Beni dinlersen ona iyi davran.
Lal:
... Peki babam, senin onu sevdiğin için mi burada?
Selma:
... Keşke senin dediğin gibi olsa. Ne yazık ki hayır. Baban beni sevmiyor. Ancak buradan başka gidecek yeri yok O otellerde kalamaz O hasta Lal. Çok hasta.
Lal:
...Ne diyorsun abla babam hasta mı?
Selma:
... Galiba acil ameliyat olması gerekecek,yapılan testlerden anlaşıldığına göre riskli bir ameliyat olacak.
Lal:
... Bunların hepsini biliyor mu?
Selma:
... Hepsini biliyor. Seninle görüştü, Deniz’le görüşecek. Bir çeşit veda turuna çıktı. Ama açık, açık söylemiyor. Biz yinede seninle irtibatımızı kesmeyelim. Ameliyata girmeden önce seni haberdar ederim. Yalnız senin bildiğini bilmesin. Ameliyattan sonrada yanında olsan iyi olur çünkü morale ihtiyacı olacak.
Lal:
... Sen ağlıyorsun abla. Bunları da hiç karşılık beklemeden yapıyorsun değil mi?
Selma:
... Ağlıyorum Lal. Ayıp değil ya, benimde dayanma gücümün bir sınırı var. Tamam karşılık beklemiyorum. Ama bazen seni sevmiyorum deyişi zoruma gidiyor. Yalandan da olsa ara sıra gönlümü alabilir. Hadi sen içeri git ben de yüzümü yıkayıp geleyim.
Bütün gece boyunca babamın yazmış olduğu romanın müsveddelerini ve şiirlerini okudum. Üçümüz yazıların üzerinde tartıştık. Bu romanda acı ve yakarı ile geçmiş bir zaman dilimi anlatılıyor. Babam iç dünyasını kağıtlara dökmüş. Şimdi daha çok acıdım. Anneme de acıyorum kurmuş olduğu hayatı bir anda kumdan yapılmış kaleler gibi birden bire dağılıverdi.
Ama babam yapmış olduğu hatanın bedelini çok ağır ödüyordu. Sabah yanlarından ayrıldığımda babamı ne kadar çok sevdiğimi daha iyi anladım. Hatta yatmak için Selma ablamın odasına girmesini bile yadırgamadım. Ama şu soruyu kendime sormadan edemedim. Yadırgamadığım kişi babam mıydı, yoksa Selma abla-mıydı? Dün gece çıkartmam gereken ders bence şu olmalı. Babamın ailemize yapmış olduğu kötülüğü hiçbir zaman affedemem ama bu ne olursa olsun babamı sevmeme engel olamaz.
Doktorum yağlı efor testinin raporlarını dikkatlice inceledi sonuç yine olumsuzdu. Anjio olmam için sigorta hastanesinden sevk raporu istedi. İstanbul’a geleli on beş günü geçti. Telefonda İhsan Efendi ve Himmet Dayı ile uzun, uzun konuştum.
Selma ile olan ilişkimiz uyumlu olarak ama daha dikkatli devam ediyor. Yatak odasında Selma’ya daha çok iş düşüyor. Bu arada Lal’le daha sık görüşüyoruz. Benim müsveddeleri bir arkadaşına okuttu. Bir hafta sonra düzeltilmiş olarak geri geldi. Bu son zamanlarda karşılaşmış olduğum en büyük sürpriz di. Nihayet anjio oldum. Sanki damarlarımda kan yerine ateşten bir top dolaştı. Sonuç kalbe giden damarlardan üçü tamamen, ikisi de kısmen kapalıydı. Sıra bay pas ameliyatına geldi.
Zamanımız iyice daraldı.Artık geleceğe dönük bir program yapmanın zamanı geldi. Selma ile televizyon seyrediyorduk. Kolumu beline atıp kendime çektim oda hazır fırsat deyip hemen yaslanıverdi. Yanağından öptüm yazık Selma’yı çok geç tanımışım.

Selma:
... Hayatta gerçekleşmesini istediğin en büyük arzum ne biliyor musun?
Hasan Cevat:
... Düşünemiyorum ama çok değerli bir şey olmalı.
Selma:
... Evet çok değerli. Bana bir kerecik seni seviyorum Selma diyebilirsin. Bu sana çok mu zor geliyor? Günlerdir fırsat buldukça sevişiyoruz. Ağzından bu cümleyi bir kere olsun duymadım. Niçin bana böyle davranmaya devam ediyorsun?
Hasan Cevat:
... Biliyorum Selma söylemedim. Sen yalanla dolanla kandırılmaya aldatılmaya layık bir kadın değilsin. Hayır Selma bu sözler senin ruhunu okşasa dahi yapmam. Eğer ben sana yalandanda olsa seni seviyorum dersem bir kendime, iki sana, üç Veda’ya ihanet etmiş olurum. Lütfen bunu benden isteme.
Ama sana başka bir şey anlatayım. Bu söylediklerimi bir arkadaşım bana anlattı. Dinle: Kadın sokakta hanım efendi, Mutfakta harika bir aşçı, Yatakta ise kocasını mutlu etmesini bilen bir orospu gibi davran malıdır. İşte sen böyle davranan nadir kadınlardansın ki bir çok erkekten sadece bir kaçı bu yetenekleri bünyesinde toplayan kadına sahip olabilir. Sen tapılacak bir kadınsın. Sana layık olamam. Güzelim.
Selma:
... Sen öyle san koca aptal.
Hasan Cevat:
... Sen ne dedin bana? Koca aptal ha. Sen hiç Koca dayağı yedin mi?
Selma:
... Şimdide sen ne dedin tekrar et. Ne olur bir daha söyle.

Hasan Cevat:
... Ben ne dedim sana gördün mü? Doğru olmasa da bir anlamda demin sorduğun sorunun cevabını aldın. Seni seviyorum falan demeyeceğim. Şimdilik kendimi kocan yerine koyuyorum. Haydi yatağa karıcığım mem-nun oldun mu? Salonun ışığını söndürdüm mehtap cam-dan içeriye süzülüp salonu pırıl, pırıl aydınlatıyordu Selma’yı elinden tutup ayağa kaldırdım. Ve pencerenin önüne götürdüm. Okulun bahçesini işaret edip:
... Karşıya iyi bak Selma. Baktın mı?
Selma:
... Evet baktım.
Hasan Cevat:
... Şimdi beni iyi dinle. Ve gözlerini sıkı, sıkıya kapat. Ne görüyorsun?
Selma:
... Okulun arka bahçesini görüyorum.
Hasan Cevat:
... Daha ileriye bak ne görüyorsun?
Selma:
... Sokağı ve apartmanları.
Hasan Cevat:
... Daha ileriye bak şimdi ne görüyorsun?
Selma:
... Ana caddeyi, geçen araçları ve otobüs durağını görüyorum.
Hasan Cevat:
... Şimdi orada dur ve dikkatli bak. O durakta üşümüş, mahzun, terkedilmiş,unutulmuş, sahiplerini bekleyen terk edilmiş aşkları göreceksin. Bir gün o duraktan otobüse binerken birinin sana çarptığını hissedip de göremezsen. Anla ki onlardan biri sıcacık kalbine sığınmak istemiştir. Aç yüreğini kaçırma mutlaka seni mutlu edecektir. Etrafına dikkatli bakarsan her durakta ve köşe başlarında terk edilmiş yeni sahiplerini bekleyen aşklarla karşılaşırsın.
Selma:
... Teşekkür ederim beni yatıştırmasını çok iyi biliyorsun. Geç oldu yatalım artık.
Kardeş, kardeş yattık. Sabah dokuza doğru uyandık kahvaltımızı yaptıktan sonra, günlük işlere başladık Selma mutfağa girdi. Ben yatak odasını topladım. Biraz sonra ikimizde kahvelerimizi içiyorduk.
Selma:
... Sen bana Deniz’le, Lal’in telefonunu ver bende
de bulunsun.
Hasan Cevat:
... Vermeme gerek yok Telefon defterimi sana bırakayım. Bazı şeyler ters gider de ameliyattan sağ çıkamazsam, romanımı sen tamamla ve bastır. Ama yazarı olarak sakın beni yazma. Üstte Ayça Kartal yanında ise Veda Arasıl Kartal yaz dır.
Selma:
... Başka bir isteğin var mı? Sen öbür tarafa yolcu oldun. Bizde burada kalan işleri düzene koyalım öylemi? Yahu senin başka işin yok mu? Adam gibi ameliyatını ol o odadan sağ salim çık ve eve gel.
Hasan Cevat:
... Bundan sonra yapılacak işleri Himmet dayı zaten biliyor. Senin yapacağın bir şey daha var bir gün Veda ile karşılaşırsan onu bana getir, görmediğim oğlumu bana getir. Ona deki bak çocuk, baban bu ağacın altında yatıyor. Yıllardır senin hasretinle yaşadı. Şimdi o yerinde çok mutlu de, Senin geldiğini mutlaka hissetmiştir de Bana baba diye seslensin. Bir de izin verirsen o emanetlerin arasına mavi taşlı gerdanlığı da katmak istiyorum.


Selma:
... Çok merak ediyorum Veda’dan bir çocuğun olup olmadığını dahi bilmiyoruz ya, olduğunu var sayalım. Kız olmadığı ne malum. Vasiyetlerine ara ver de bu sorumu cevapla?
Hasan Cevat:
... Fark etmez oğlum veya kızım. Hem bütün her şeyin tek, tek gerçekleşeceğini sen de biliyorsun.
Selma:
... Tabi canım ben müneccim başıyım her şeyi bilirim.
Hasan Cevat:
... Yarın Denize gideceğim. Bir sigara versene.
Selma:
... Şu saniyeden itibaren bu evde sigara içmek yasaklanmıştır. Hasan Cevat sende sigarayı bırakıyorsun.
Hasan Cevat:
... Peki deyip boynumu büktüm bir kere de şu kızı dinleyeyim.
Öğleden sonra Denize gitmek için evden ayrıldım Bakırköy’e varınca bir telefon kulübesinden Denizi arayacağım. İnşallah telefon numarası değişmemiştir. Dua-larım tuttu. Telefon cevap verdi. Karşımdaki denizdi.
Deniz:
... Alo kiminle konuşuyorum?
Hasan Cevat:
... Deniz ben Hasan Cevat.
Deniz:
... Hasan sen misin? Vallahi senin sesin.
Hasan Cevat:
... Tabi ki, benim.
Deniz:
... Nereden arıyorsun?

Hasan Cevat:
... Bakırköy’den arıyorum. Müsaitsen buraya gelebilir misin?
Selma:
... Sen gel. Mert’te evde, izinli bu gün.
Hasan Cevat:
... Tamam geliyorum on dakikaya kadar oradayım.
On dakikayı bulmadı Deniz’in daire kapısını çalıyordum. Kapı açıldı ve Deniz’le Mert karşımda idiler. İçeriye girdik Uzun zamandır arkadaşımın evini ziyaret etmiyordum. Son geldiğimi daha unutmadım kaçar gibi gitmiştim. Salona geçtik.
Deniz:
... Hiç değişmemişsin. hep Aynı Hasan Cevat’sın.
Hasan Cevat:
... Sizlerde bıraktığım gibisiniz. imreniyorum doğrusu size.
Mert:
... Nasıl oldu da yolun bu tarafa düştü? Yoksa geliyorsun da bize mi uğramıyorsun?
Hasan Cevat:
... Yok be Mert son geldiğimden bu yana ilk defa geliyorum. Ya sizler ne yapıyorsunuz? .
Mert:
... geçinip gidiyoruz. Deniz işten ayrıldı. Şimdilik çalışmayı düşünmüyor. Eğil kulağına bir şey fısıldayacağım.
Hasan Cevat:
... Yok yahu doğrumu? Hey deniz bu adam ne diyor? Yoksa bana yeğen mi geliyor?
Deniz:
... Benim arkamdan ne fısıldaşıyorsunuz? Eh Mert dilini tutamadın değil mi? Sürpriz bozuldu.


Hasan Cevat:
... Gelin oturun şuraya biraz laflayıp gideceğim. Uzun, uzun kalmaya gelmedim. Bu sefer rahatsızlık vermek istemiyorum.
Mert:
... O nasıl söz Hasan ağabey. Daha konuşacak o kadar çok şeyimiz var ki. Nereye gidiyorsun?
Deniz:
... Bu akşam imkanı yok salmayız seni. Esas dedikodular sende.
Hasan Cevat:
... Benim için rahatınızı bozmanızı istemiyorum. Sadece bir konuda merakımı gidermek için geldim.
Deniz:
... Benden öğrenmek istediğin şey ne merak ettim doğrusu?
Hasan Cevat:
... İstanbul’a gelmişken Veda’dan haber almak istedim. Sağlığı nasıl iyimi? Biliyorsun sağlık durumu sık, sık bozuluyor. Onun için çok endişeleniyorum.
Deniz:
... Şu aralar çok iyi. İrtibatımızı hiç kesmedik. İstersen çağırayım, ne dersin. Telefonun öbür ucunda. Hem o seni aramıyor sormuyor Sen niye endişeleniyorsun ki?
Hasan Cevat:
... Doğru söylüyorsun ama o Hasan Cevat değil. O Veda beni sormasa da olur. Hayır çağırmanı istemiyorum. Buraya hiç kimsenin huzurunu kaçırmak için gelmedim. Kaldı ki birkaç gün sonra temelli bir daha geri dönmemek üzere gideceğim.
Mert:
... Nereye gideceksin?

Adı bende saklı yüreğime kilit vurdum bir daha çıkamayacak dışarı.
22-08-2008 15:00
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

«|StRoNq|»Bay

********

 Burç: Kova
 Mesajlar: 5,815
 Rep Puan: 117
 Rep Ver:

 Statü: Çevrimiçi

Asik
Asik
 

Mesaj: #2
RE: Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A
hemen okumaya başlıyorum..teşekkürler şimdiden.süper olduğundan şüphem yok.

Oysa.. siyah giyen meleklerdik biz..
ağlardık nedensiz.. kırılgan kalplerimiz , hep bi hüzün kaplardı sessiz..
ışıldardı gözlerimiz , umut saçardık etrafa..
ne kadar yansada ne kadar acısada canımız elbet bi gün sağanak dinecek
cennet olacaktı sonumuz biliorduk.. ve biliyorduk ki bi kanatlarımız eksikti bizim..
yaralı.. kanatsız.. reddedilmiş ruhlarımıza.. siyah giyen meleklerdik sadece..

●● ßєη ßi Kєrє Aşık OŁdum Sadєcє Saηa ●●
Resimleri Ve Linkleri Görebilmek İçin KAYIT Olun veya GİRİŞ Yapın

ß!r DuMan TüTüy0r k! yanq1n y€r! ßu yür€k

G1rTLakTa düğüMdür söz,susTuM $!!r k0nu$Tu
!krar v€rd! kavL!nd€n dönM€z q€r! ßu yür€k
Hayk1rMak !sT€d! öz,susTuM $!!r k0nu$Tu...
22-08-2008 15:03
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap

KarmA$IKBayan

*******

 Burç: Yengeç
 Mesajlar: 6,312
 Rep Puan: 179
 Rep Ver:

 Statü: Çevrimdışı

Asik
Asikkiz
 

Mesaj: #3
RE: Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A
tşk. güzel bi bölümdü... ilerleyen bölümleri gerçekten çok merak ediyorum

Resimleri Ve Linkleri Görebilmek İçin KAYIT Olun veya GİRİŞ Yapın


"Aşkım"
~
SaDece Sén Sév Beni..
22-08-2008 15:27
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Konuyu Gönder  Mesaj Önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Senden Sonra Bana Kalanlar uqala 1 23 Dün 17:22
Son Mesaj: qüßRa ..*
  Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 7 tugrulahmetpekel 3 52 Dün 17:22
Son Mesaj: qüßRa ..*
  Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet/ Bölüm- 23 tugrulahmetpekel 5 76 Dün 17:21
Son Mesaj: qüßRa ..*
  Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet/ Bölüm - 15 tugrulahmetpekel 2 76 Dün 17:19
Son Mesaj: qüßRa ..*
  Lütfen Sadece Gözlerime İyi Bak uqala 7 34 Dün 03:05
Son Mesaj: DANTE
  Dilinde Aşk vardı Yüreğimde İhanet/ Bölüm - 1 tugrulahmetpekel 5 144 01-01-2009 01:05
Son Mesaj: uqala
  şimdi senden vaz mı qeçmeLi?? TıLsıM 2 96 08-11-2008 20:09
Son Mesaj: TıLsıM
  Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet/ Bölüm- 22 tugrulahmetpekel 2 110 27-08-2008 12:14
Son Mesaj: KarmA$IK
  Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet/ Bölüm- 21 tugrulahmetpekel 2 60 27-08-2008 10:50
Son Mesaj: KarmA$IK
  Dilinde aşk vardı Yüreğinde İhanet/ Bölüm- 20 tugrulahmetpekel 3 61 26-08-2008 19:56
Son Mesaj: «|StRoNq|»

Anahtar Kelimeler

Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A

Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A indir,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A yükle,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A download,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A dinle,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A izle,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A gönder, Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A resimleri,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A filmi,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A şiirleri,Dilinde Aşk Vardı Yüreğinde İhanet Bölüm - 18 A aşkı

Foruma Git: